democracy1

Demokrasi 2.0, İleri Eğitim, Kamu Yönetimi 2.0, Yeni Ekonomi, Yerel Kalkınma

Meliha Hanım’ın yeni hayatı

4 Nov , 2016  

Ütopya Mahallesi’nde yaşayan Meliha Hanım, kaldırımda gördüğü çukurun fotoğrafını çekip, ilgili uygulama sayesinde cep telefonundan hem belediye yetkililerine iletiyor hem de mahalledeki altyapı problemlerinin haritalandırılmasına yardımcı oluyor. Ütopya Mahallesi sakinleri aynı zamanda Tamir Cafe’de bir araya gelerek birbirlerinin bozulan araç ve gereçlerini onarıyorlar. Hatta mahalleli kendi evindeki alet ve edevatları listeledikten sonra kurdukları internet sitesi sayesinde ihtiyacı olanlar birbirlerinden ödünç alabiliyor. Zeynep Hanım ve arkadaşları, marketlerden kullanım süreleri sona yaklaşan ürünleri toplayarak ihtiyaç sahipleri ile buluşturuyor. Canberk ise geliştirdiği yenilikçi sosyal girişim projesi sayesinde hem internetten arama yapılabileceği, hem de yapılan her arama başına elde edilen geliri ağaç dikiminde kullanacak bir işletmeyi yürütüyor, hatta beş arkadaşına da istihdam sağlıyor.

Fabrika atıkları kullanılarak çeşitli ürünlerin tasarlandığı ve üretim aşamasında dezavantajlı kadınların istihdam edildiği Çöp(M)adam, öncelikli hedefi toplumsal değer üretmek olan yenilikçi sosyal girişimlere bir örnek.


by Muradiye Ateş

Aslında bunlar birer ütopya değil. Örneklerini verdiğimiz sosyal inovasyon girişimlerinin birçoğu muhtelif ülkelerde hâlihazırda uygulanıyor ve toplumları dönüştürmede ve yaşam kalitelerini yükseltmede yadsınamaz roller oynuyor.

Sosyal inovasyon neden önemli?

Sosyal inovasyonu hâlihazırda yüz yüze olduğumuz sosyal, kültürel, çevresel ve ekonomik alanları kapsayan büyük dönüşümlere ve risklere karşı toplumların kendilerine uygun, yaratıcı, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler bulmaları, ürünler geliştirmeleri olarak tanımlamak mümkün. Bu amaçla yeni kurumların oluşturulması, mevcut sistemlerin yenilenmesi, kurumlar, topluluklar ve bireyler arasında yeni işbirliği araçlarının oluşturulması ve mevcut kaynakların yaratıcı bir biçimde kombine edilmesi, sosyal inovasyonun ayakları…

Bilgi ve iletişim alanındaki ilerlemeler, tüketim davranışlarındaki değişimler, çevre sorunları, sosyal dönüşüm gibi faktörler tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de muhtelif alanlardaki dönüşümü ve yenilikçi yaklaşımları gerekli kılıyor. Çünkü ülkemizdeki demokratik çıtanın yükseltilmesi ve içselleştirilmesi, milli gelirdeki artışın sosyal alana da yayılarak insani gelişimin hızlanması, fırsat eşitsizliğinin azaltılması, yerel ve bölgesel kalkınmanın sağlanması gibi pek çok açıdan sosyal inovasyon önemli roller oynayabilir.

Önceleri sadece teknolojik ve ekonomik açıdan ele alınan inovasyon kavramı, 1990’larla birlikte “sosyal” alanı da içerecek şekilde genişletildi. Son zamanlarda özellikle hem akademik hem de pratik hayatta daha görünür olan sosyal inovasyon fikri ve uygulamaları sosyal adaletin, refahın sağlanmasında ve sağlamlaştırılmasında bir araç olarak görülüyor, hatta birçok ülkenin bölgesel, ulusal ve uluslararası politikalarında önemli bir yer tutuyor.

Örneğin, 2009’da ABD’de Beyaz Saray bünyesinde bizzat ABD Başkanı Barack Obama’nın öncülüğünde kurulan, sosyal inovasyon projelerini destekleyen oldukça büyük bir fona sahip Sosyal İnovasyon ve Demokratik Katılım Merkezi, Danimarka’da kamu politikalarının geliştirilmesinde halkı ve STK’ları sürece dahil eden Mindlab Fikir Atölyesi, Singapur Başbakanlık Kamu Hizmetleri Bölümü bünyesinde mevcut etkin olmayan politikaların yeniden şekillenmesine yardımcı olacak ilgili birim, sosyal inovasyonun bahse konu ülke politikalarındaki izdüşümleri olarak sayılabilir.

Bu çalışmaların ülkelere somut getirilerini rakamlarla da görmek mümkün. Mesela istatistiklere göre, İngiltere’de 70 bin civarında sosyal girişim yaklaşık 800 bin kişiye istihdam ve ekonomiye 24 milyar sterlin katkı sağlıyor. Yine Australya’da 20 bin sosyal girişim GSYH’nin yaklaşık yüzde 3’ünü oluşturuyor, bunların yüzde 37’sinin ise son 5 yılda kurulduğu biliniyor. Finlandiya’da ise son 10 yılda yasal statü kazanan sosyal girişimlerin sayısı 10 bine yaklaşıyor.

Türkiye’de durum ne?

Türkiye’nin milli geliri yükseltmede yakaladığı başarıyı “sosyal” alanlarda da yakalaması çok önemli. Ancak sosyal inovasyon, henüz ülkemizde kurumsallaşmasını tamamlayabilmiş ve hak ettiği yere gelebilmiş değil.

Yaptığımız çalışmalar, özellikle kamu sektöründe sosyal inovasyon konusundaki bilincin kısıtlı olduğunu, diğer taraftan ise bu işin mutfağı görevini görmesi gereken akademi camiası ve sivil toplum kuruluşlarında da bu konuya gereken ağırlığın verilmediğini gösteriyor. Türkiye’de yukarıda değindiğimiz ülkelerdeki gibi yasal bir statü yok. Fakat bununla birlikte Türkiye’de, sayıları sınırlı olmakla birlikte yerel ve ulusal bazda gerçekleştirilen sosyal inovasyon çalışmaları da yok değil.

Fabrika atıkları kullanılarak çeşitli ürünlerin tasarlandığı ve üretim aşamasında dezavantajlı kadınların istihdam edildiği Çöp(M)adam, teknolojinin imkânlarından istifade ederek para yerine zamanın kullanıldığı, yetenek ve tecrübelerin paylaşıldığı Zumbara, doğaya zarar vermeden sosyal projeler yürüten Bisikletli Sahaf, çocuklara bilimi ve doğayı alternatif yöntemlerle sevdirmeyi hedefleyen Usturlab Çocuk Atölyeleri, öncelikli hedefi toplumsal değer üretmek olan yenilikçi sosyal girişimlerden sadece bazıları.

Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde insani ve sosyal gelişimi sağlamada etkin bir şekilde kullanılan sosyal inovasyon, Türkiye’de de gündemin ön sıralarda yer almayı hak ediyor.


by Muradiye Ateş

Ayrıca çiftçilerin ürünlerinin haritalandırıldığı Bizimköy Projesi, emekli insanların bilgi ve deneyimlerini hayat bilgisi derslerinde ilkokul öğrencilerine aktarabilecekleri Deneyim Konuşuyor İşbirliği Platformu, cadde ve sokaklardaki sorunların ilgili kurumlara fotoğraflarının çekilerek iletildiği Şehir Dedektifi uygulaması ise BOSTAN Sosyal İnovasyon Enstitüsü tarafından yürütülen sosyal inovasyon projelerinden bazıları. Türkiye’nin dört bir yanında kimin neye ihtiyacı varsa görülebilecek bir online platform olan İhtiyaç Haritası, Suriyeli sığınmacılar için canlı tercüme sistemi, mecliste.org gibi girişimler de sosyal inovasyondan ne anlaşılması gerektiğini gösteren iyi uygulamalar arasında sayılabilir.

Araştırmalarımız gösteriyor ki, muhtelif şehirlerde birçok sosyal inovasyon çalışması da yürütülüyor. Fakat bu projelerin ortaya çıkarılarak analiz edilmesi, desteklenmesi ve yaygınlaştırılması çok büyük önem arz ediyor. Zira AB standartlarında bir yaşam kalitesine ulaşmanın en önemli yollarından biri, milli geliri yükseltme çalışmalarına paralel olarak STK’ların ve yerel halkın geliştireceği, devlet ve özel sektör tarafından da desteklenecek sosyal inovatif çözümlerin arttırılması.

Türkiye, genç, dinamik nüfusu, yardımlaşma ve dayanışma konusundaki toplumsal duyarlılığıyla sosyal inovasyon çözümlerinin üretilmesinde ve hayata geçirilerek sürdürülebilmesinde önemli bir potansiyele sahip.

Diğer taraftan, sosyal dönüşümle birlikte karşı karşıya kaldığımız işsizlik, yoksulluk, sosyal dışlanma vb. değişen ve kemikleşen toplumsal sorunlara karşı devletin sosyal inovasyonu bir politika aracı olarak görmesi ve politikalarını yeniden şekillendirmesi de elzem.

Nasıl mı?

Sosyal refahın arttırılmasına katkı sağlayan yukarıda sadece bir kısmına değinilen sosyal inovatörlerin (bireyler, dernek, kooperatif, vakıf ve sosyal girişimler) kapasitelerini geliştirecek bilgi ve teknoloji altyapısı, yasal düzenlemeler, finansal destek gibi çok yönlü mekanizmalar oluşturulmalı. Dolayısıyla henüz yeni yeni filizlenen bu yenilikçi uygulamaların sürdürülebilir olmasında ve ülke genelinde tabana yayılmasında devlet ve yerel yönetimler katalizör rolü üstlenerek sosyal inovasyonun kurumsallaşmasında düzenleyici, motive edici ve destekleyici bir fonksiyon icra edebilir.

Cami, medrese, aş evi, ticarethane, kütüphane vb. yapıları bir araya getiren külliyeler ve ahilik teşkilatı gibi kurumlar sosyal inovasyon geçmişinin ülkemizde oldukça geriye gittiğini gösteriyor. Zamanında yenilikçi bir şekilde sosyal katkı sağlamış bu ve benzeri girişimlerin mevcut teknolojik, sosyal ve ekolojik gelişmelere cevap verecek şekilde dönüştürülmesi, iktisadi, sosyal, çevresel ve kültürel alanları kapsayacak şekilde farklı mecralara yayılması, ülkemizin ekonomik kalkınmaya paralel olarak insani kalkınmasının da hak ettiği seviyeye ulaşmasını sağlayabilir.

Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde ilgi odağı haline gelen, insani ve sosyal gelişimi sağlamada etkin bir şekilde kullanılan sosyal inovasyon, Türkiye’de de hem kamu ve özel sektörün hem de sivil toplum ve akademi dünyasının gündeminde ön sıralarda yer almayı hak ediyor.

By



Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *